Dünya

İTİF ve İGİF’ten ortak açıklama

ATİK üyesi İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu (İTİF) ve AvEG-Kon üyesi İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu (İGİF) yaptığı ortak yazılı açıklamada, İsviçre’de giderek devlet politikası haline dönüşen ırkçı uygulamalar hızını kesmeden devam ettiğini, bunun somut örneğini  göçmenlerin spor tesisleri de dahil “hassas bölge” olarak adlandırılan 32 alana girişlerinin yasaklanmasını kınadılar.

 

İsviçre mültecilere esir muamelesi yapıyor!

 

Devlet politikası haline dönüşen ırkçı uygulamalar son hızıyla devam etmektedir. Göçmenlere dönük bu saldırıların sonuncusu 09 Haziran 2013 tarihinde gerçekleşen halk oylamasıyla birlikte alınan kararların hayata geçirilmesidir. Büyük bir kitle desteği alınarak kabul edilen referandumla  birlikte iltica hakkının giderek kısıtlanması, mültecilerin yaşam alanların insani koşullardan yoksun, adeta esir kamplarına dönüştürülmeye çalışılmaktadır.

Bu ırkçı uygulamaların son bir örneği de Aarau, Bremgarten’de mültecilerin spor tesislerine girişi başta olmak üzere 32 alana girişi yasaklanarak ırkçı bir uygulamaya daha imza atıldı. ‘Hassas bölgeler’  olarak tanımlanan bu yerlere girişi yasaklanan mültecilere potansiyel suçlu muamelesinin yapılması İsviçre’de ilk olmayan uygulamalar olduğu bilinmektedir.

Uluslararası sözleşmelere imza atan ülkelerden biri olan İsviçre hümaniter bir ülke olduğu imajına rağmen mülteciler başta olmak üzere tüm göçmenlere yönelik izlediği ırkçı ve ayrımcı politikaları ile bunun gerçeği yansıtmadığı bir kez daha anlaşılmıştır.

Çıkarılan gerici yasalarla potansiyel suçlu ve her suçun gerekçesi gösterilen  mülteciler ve göçmenlere dönük son kapsamlı saldırı ise onları toplumdan uzak, tecrit edilmiş askeri kışlalar için kullanılan yeraltı kamplarına yerleştirilmesi oldu.

Savaş dönemlerinde kullanılan yeraltı kamplarına yerleştirilen mültecilerin, insani yaşam haklarının gasp edilmesi, adeta esir muamelesi ile karşılaşmaları, görevlilerce cinsel tacize uğramaları, kaba ve insani olmayan davranışlarla yüz yüze gelmeleri, dolaşım haklarının gasp edilmesi, çocukların eğitim ve sağlık haklarından yoksun bırakılması gibi bir çok haktan mahrum bırakılması İsviçre’de onların dramını anlatmaya yeter.

İsviçre’de toplumdan dışlanan, tehlikeli birer suçlu muamelesi görülen, her türlü ırkçı saldırıya maruz kalan, ayrımcı uygulamalarla yüz yüze gelen mültecilere dönük bu gerici ve ırkçı saldırıların kaynağı  Devlet tarafından alınan kararlar olduğu işte esir kamplarına doldurularak insanlık dışı uygulamaların devreye sokulmasıyla daha net anlaşılmaktadır.

Bremgarten olayı da bunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bizler göçmen örgütleri olarak başta Bremgarten olayını ve toplama kampları uygulamasını insanlık dışı politikalar olarak görüyor ve nefretle kınıyoruz. Her insanın insanca yaşam koşullarına sahip olması ve her türlü haktan yararlanmasının bir insan hakkı olduğunu bir kez daha belirtiyor, ırkçı ve ayrımcı politika ve uygulamaların insanlık suçu olduğu bilinmesini istiyoruz. İsviçre devletini bu politikalarını bir kez daha gözden geçirmeye, mültecilere uygulanan bu ayrımcı uygulamalara son vermeye çağırıyoruz.

 

İltica hakkı insan hakkıdır!

Yerli ve göçmen ayrımcılığına son verilmelidir!

Toplama-Esir kampları kapatılsın, herkese insani koşullar yaratılsın!

13.08.2013

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu