Makaleler

Tarımda On Yıllık Başarı: ENKAZ!

AKP hükümetinin 10 yıllık dönemi, kendilerinin de megalomanvari birbiri ardına sıraladığı gibi “başarı”larla doludur. Fakat bu  “başarı”ların hiçbiri emekçi-yoksul halkın yararına değildir. İhracatın artması, kişi başı milli gelirin yükselmesi ve diğerleri… AKP hükümetinin birbiri ardına sıraladığı “başarı”larına tarım sektörü dahil değildir. Son 10 yıllık dönemde tarımda yaşanan yıkımın rakamsal ifadesi yazıdaki kutucukta yer alıyor. Tarımı bu hale getiren politik seyir AKP hükümetinin “başarı”sının özüdür.

TC devletinin kendine özgü bir tarım politikası yok. 1950’lerde Marshall yardımıyla tarım politikasında tamamıyla emperyalizme tabi oldu. 1950’lerden günümüze de bu tabilik hiç değişmedi. TC, bunu devletin kendi tarım politikası olarak ve tarımda reform devrim gibi süslü sözlerle ilan ediyor. Bu aldatmacaya tarımdaki yıkımı yakıcı olarak hisseden küçük üreticiler artık inanmıyor.

1950-1980 arası dönemde TC’nin tarım sektöründe temel görevi, 2. Emperyalist Savaş’tan yenik çıkan, ekonomik olarak güçsüzleşen AB emperyalizminin gıda ihtiyacını karşılamaktı. Sosyalist blok karşısında, hamiliğe soyunan ABD emperyalizminin Marshall yardımının temel amacı da buydu. Bu dönemdeki tarım politikası emperyalizmin, ekonomik olarak güçlenmesini sağlayacak gereksinimler etrafında oluşturuldu ve uygulandı.

1980’lere doğru hem sermaye birikiminin ulaştığı boyut, hem devasa üretimle stokların birikmesi, hem Keynesyen ekonomi politikası kapitalizmi yeni bir krize soktuğu gibi, emperyalist sermayenin önünde de engel teşkil ediyordu. Bu engel, dünya ekonomisine yeni bir düzen getiren neo-liberalizmle aşıldı. Bu ekonomi politikayla emperyalist sermayeye uluslararası alanda sınırsız hareket imkanı sağlandı.

Neo-liberalizm, 1980’ler boyunca enerjiden ulaşıma, sanayiden tarıma tüm sektörleri emperyalist sermayenin azami kârına göre yeniden yapılandırdı. Meşhur 24 Ocak kararlarının içeriği buydu. Bu süreçte, DB’nin Yapısal Uyum Programı adı altında emperyalist tarım politikaları doğrudan uygulandı. Ve bugün tarım sektöründeki yıkımın temelleri atıldı.

1990’lı yıllarda neo-liberalizmi merkezileştirmek, tarımsal alanda emperyalist sermayenin önündeki engelleri kaldırmak, tarım sektöründe tekellerin hakimiyetini artırmak amaçlı Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde Tarım Anlaşması devreye konuldu. TC’nin de altına imza attığı Tarım Anlaşması hükümleri eksiksiz uygulandı. Tarımsal üretim emperyalizmin dünya pazarındaki ihtiyaçlarına daha uygun hale getirildi.

2000’li yıllarda DB patentli Tarım Reformu Uygulama Projesi adı verilen emperyalist tarım politikası uygulandı. Bu proje ile tarım sektöründe, üretimden tüketime tüm ara sektörlerde tarım tekellerinin hakimiyeti perçinlendi. Küçük üreticiler, kendi başına bırakılarak üretimden koparıldı. Tarımda, destekleme-teşvik, kredi erişimi, prim, sübvanse gibi yardımlar azaltıldı. Makine, ilaç, tohum, ürün alım-satım, zirai ilaç, gibi kolaylıklar sağlayan birçok kurum işlevsizleştirildi ve özelleştirildi. Düşük taban fiyatı uygulandı ve tarım tekellerinin piyasaya ithal ürün sürmeleri kolaylaştırıldı. 

Tarım emperyalist sermaye ve komprador sermayenin çıkar ortaklığı ekseninde devlet eliyle azami kâr alanına çevrildi.  Kâra ortak olan kâr oranını düşüren küçük üreticiler hem çıkarılan yeni yasalarla hem de piyasa koşullarında, oldukça haksız ve vahşi bir biçimde ezilerek tarım dışına, açlığa, sefalete sürüklendi. AKP hükümetinin övüne övüne bitiremediği tarımdaki 10 yıllık başarının hazin öyküsü işte bu.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu