Makaleler

Halk Savaşı itibarını sürdürüyor!

Hatırlanacağı gibi, Nepal’de, 19 Kasım tarihinde Kurucu Meclis seçimleri gerçekleştirilmiş, seçimler öncesinde Nepal Komünist Partisi(Maoist) önderliğinde ittifak kuran 33 politik parti, seçimleri boykot edeceğini açıklamıştı. Halka genel grev ve boykot çağrısı yapan NKP(Maoist)’in bu çağrısının başarısı ya da başarısızlığı bir anlamıyla da, Prachanda-Baburam ikilisinin önderliğindeki Birleşik Nepal Komünist Partisi(Maoist)’in eleştirisiyle birlikte ayrılan kadroların kurduğu NKP (Maoist)’in de ülke çapındaki etkisini gösterecekti.

Başında BNKP(M)’in bulunduğu Nepal hükümeti, 33 partinin bu kararının ardından saldırgan bir tutum takınmış, nitekim bu tutumunu boykot günlerinde pratiğe dökmüştü. Seçim-boykot günü ülke çapında 54 bin polis, 20 bin Silahlı Polis Gücüne bağlı paramiliterler, 40 bin geçici polis ve 61 bin asker görevlendirilmişti. Bu durum Maoistlerle devletin 2006’da yaptığı Karşılıklı Barış Anlaşması sonrasındaki en paranoyak önlem oldu. Hükümet, boykot organizatörlerine vahşi baskı, tutuklama ile grev-boykotlara saldırı ile karşılık verdi. NKP(Maoist) kadrolarının da tutuklamayla tehdit edildiği saldırganlıkta, birçok aktivistin gece yarılarında evleri basıldı.

NKP(Maoist), seçimlerin, Hindistan’ın Nepal’in bağımsızlığını engellemeye dönük bir komplosu ve yayılmacı Hindistan’ın Güney Asya’nın küçük ülkelerinin bağımsızlığını çiğneyen uzun tarihinin parçası olduğunu savunarak seçimleri boykot ediyordu.

2008’deki seçimlerde Halk Savaşı’nın taleplerinden biri olan monarşinin yıkılması ve feodal toprak düzeninin dağıtılmasını gerçekleştirmişti. Bunlar, ülkedeki burjuva demokratik devriminin anahtar görevleriydi ve Maoistlerin nihai olarak hedefledikleri, işçi ve köylülerle birlikte iktidarı ele geçirme stratejisine aykırılık ya da engel teşkil etmiyordu. Bu dönemde, bir dizi tartışmalı birlik yaparak kurulan BNKP(Maoist) Halk Savaşı’nın prestijinden yararlanarak seçimlerde büyük bir zafer kazanmıştı. 2013 Kasım seçimlerinde yapılan boykot çağrısının başarısını da bu anlamıyla, Halk Savaşı’nın kitlelerin bilincinde nasıl bir sıçrama yaptığının ve düşmana karşı savaşın hala ne kadar sıcak etkileri olduğunun göstergesi olarak kabul edebiliriz.

Nepal tarihinde NKP(Maoist) önderliğinde birleşen 33 partilik ittifak, bir ilki teşkil ederken, kitlesel bir katılımla kamu sektöründe esnaf, sanayi, akademi ve ulaşım alanlarında büyük bir başarı elde edildi. İlk günün bu başarısının ardından hükümet, grevi durdurmak için tüm Nepal çapında seçtiği kadroları gözaltına almaya başladı. 52 kadro ve sempatizan tutuklandı. Bunların birçoğu gece yarısında evleri basılarak alındı. Halkı terörize etmek için aktif üyelerin hemen hemen tümünün evleri bu şekilde basıldı.

Nepal’in büyük kentlerindeki bir cadde boyunca yüründüğünde bu terör çok rahatlıkla hissedilmekteydi. Rutin polis memurlarının yanı sıra ağır silahlı polis güçleri caddeler boyunca noktalar oluşturarak kontrol yaptılar.

Halk, kral Gyenandra’nın iktidarı döneminde yapılan seçimlerden sonra ilk kez ordunun şehir merkezlerinde böyle görünür olmasına tanık oluyordu. Ancak bu kadar “güvenlik” çılgınlığıyla, tüm ülkede bomba ve patlayıcı maddeler yakalandığı iddia edildi. Bunlardan büyük bir kısmı “tanımlanamayan” gruplar tarafından bulunduğu ve NKP(Maoist) üyeleri tarafından taşındığı söylendi. Parti merkezi ise yaptığı açıklamalarla bu iddiaları reddetti ve bunun, hareketi engellemek için bahane olarak kullanıldığını söyledi. NKP(Maoist) Başkanı Mohan Baidhya (Kiran) da bir açıklama yaparak hükümetin kendisini tutuklamak gibi bir niyeti varsa, buna hazır olduğunu açıkladı.

 

Seçimlere rekor katılım mı?

19 Kasım seçimlerinin ardından, birçok medya kuruluşu, 1. Meclis seçimlerinden daha büyük bir katılımla seçimlerin gerçekleştiğini, seçimlere % 70 oranında katılım olduğunu iddia etti. Oysa gerçeklik elbette böyle değildi.

Gelin bu oyunu birlikte bozalım:

Nepal 27 milyonluk bir ülke. Bu 27 milyonun 12 milyonu 19 Kasım seçimlerinde seçmen olarak kayıt yaptırmış. (2008’de bu sayı 17.6 milyonmuş, yani daha baştan katılımda % 32’lik bir düşüşten bahsetmeliyiz!) 12.21 milyonluk seçmenin, seçime katıldığı iddia edilen % 70’i 8.54 milyon ediyor. Yani seçime 3.67 milyon kişi katılmayarak boykot etmiştir. Buna karşılık seçimler için kayıt yaptıranların 2008 ile 2013 arasındaki 5.39’luk düşüşünü hesaba katmayı akıl edemeyen burjuva medya, seçim sonuçlarını manipüle ediyor. (Seçmen yaşına gelenlerle seçmen kütüğünden ölüm vb. nedenlerle düşenleri eşit kabul edelim!) Kısacası, 2013 seçimlerine katılmayanlar ve hiç kayıt yaptırmayanların toplamı 9.06 milyon ediyor ki, bu da (2008 seçmen sayısına göre) yüzde 51.5 oranında boykot gerçekleştiğini gösteriyor.

BBC dahil, birçok basın-yayın kuruluşu Nepal’deki seçimlerin, hükümetin meşruluğunu onayladığını söyleyerek büyük bir yalanın ortağı ve propagandacısı oluyor.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu