MakalelerPusula

Gerçeklere yaslanarak kavgayı büyütmeliyiz!

Sınıf savaşımı çok yönlü ve kapsamlı bir şekilde sürmektedir. Kürt halkı ulusal demokratik talepleri için sokakta; lokal düzeyde de olsa çeşitli iş yerlerinde işçi direnişleri devam ediyor; öğrenci gençlik somut sorunlarından dolayı ayakta vb. En son yaşanan sınav skandalına karşı ortaya konulan pratik, gençliğin biriken öfkesinin somut ifadesidir. Keza büyük şehirlerde yoksul halkın, emekçilerin barınma eksenli talepleri gündemdeki yerini koruyor.

Tüm bu nesnel olgulara seçim sürecinin de eklenmesi, var olan hesaplaşmanın daha da derinleşmesine, kitlelerin siyasete ilgilerinin daha bir artmasına yol açacaktır. Böylesi süreçlerde proletaryanın çıkarlarına hizmet edecek büyük kazanımların elde edilmesi için öncelikle sürecin doğru çözümlenmesi ve bu çözümlemeye uygun olarak güçlerin konumlandırılması gerekir. Ve tabii ki tüm bu görevler militan bir çizgiye yaslanmak zorundadır. Eğer hızlı, atak militan bir pratik izlenmezse, sürecin ortaya çıkardığı olanaklardan yararlanmak da mümkün olmaz. Bu da sınıf mücadelesi açısından büyük bir kayıp olur. Çünkü hayat her tarihi dönemde önümüze böylesi cömert fırsatlar sunmaz. Dolayısıyla kaçırılan her fırsat, soruların daha da birikmesine, görevlerin daha çok ağırlaşmasına yol açar. Bu gerçekleri görerek, bunların emrettiği duruma uygun bir konum almak tüm militanların görevidir.

Keza kitle çalışmasındaki edilgen duruşumuza, kitlelerle somut sorunlar üzerinden bağ kurma konusunda yetmezliklerimize sıkça vurgu yapıyoruz. Hiç şüphesiz başlangıç açısından bu eksikliklerin görülmesi iyidir. Ama asıl olan bunları gidermek için ortaya konulan iradi çabadır. Söylemleri anlamsızlaştıran, söylemle pratik arasındaki uyumu bozan her duruşun sınıf mücadelesi açısından hiçbir değeri olmaz. Zaman kaybından başka bir anlam taşımayan böylesi söylemlerin, pratik duruşun zararını asgari düzeye indirmek için kolektif aklı kullanma perspektifine uygun olarak sorgulamaya, tartışmaya büyük ihtiyaç vardır. Kapsamlı ve karmaşık sorunlar yetersiz, parçalı düşünüş tarzıyla aşılamaz.

Yukarıda dikkat çektiğimiz gibi içinden geçmekte olduğumuz süreç hem devrimci militan pratikler hem de kitle çalışması bakımından belli fırsatlar sunmaktadır. Özellikle seçim süreciyle birlikte yürüteceğimiz kampanya faaliyeti bizim açımızdan daha güncel bir önem kazanmaktadır. Zayıf olan kitle bağlarımızın güçlendirilmesi, kitle çalışmasında kullandığımız yöntem ve araçların zenginleştirilmesi, yurtsever ve devrimci güçlerle ortak iş yapma anlayışının daha da pratikleştirilmesi vb..

Keza 1 Mayıs ve 18 Mayıs etkinlikleri ve şehitlerimizi sahiplenme pratikleri çerçevesinde ortaya konulacak devrimci pratikler de özünde kitle çalışması ve militanlaşma çizgisi bakımından taşınan zaaflarla en ileri düzeyde hesaplaşma anlamına gelir. Açık olan şu ki; doğru devrimci bir pratik hem hesaplaşma sürecini hızlandırır hem de militan bir kimlik kazandırır. Dolayısıyla her birimiz bu sürece büyük bir ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle yaklaşmak zorundayız.

Devrimci güçlerle somut sorunlar üzerinde ortak tutum geliştirmek için karar almak anlamlıdır. Ama bu kararları anlamlı kılacak olan verilen sözlerin arkasında durma ciddiyeti ve kararlılığıdır. Yeni ilişkiler, yeni örgütlülükler yaratma çabasıdır. Yürütülecek çalışma çerçevesinde önder Kaypakkaya yoldaş da bu sorumluluk bilinciyle anılmalıdır. Önder yoldaş üzerinde sürdürülen yok sayma, unutturma gibi her türden beyhude çabayı boşa çıkarmanın yolu, ancak onun güçlü ideolojik ve siyasal çizgisine yaslanarak kitle çalışmasında yoğunlaşmakla mümkün olabilir.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu