Güncel

Cumartesi Anneleri: “yalanlara son verin”

İstanbul: Cumartesi Anneleri 429. Haftasında yine Galatasaray Meydanı’ndaydı.

Cumartesi Anneleri, gerçekleştirdikleri eylemle 10 Haziran’da 1981’de idam edilip cenazesi kaybedilen Veysel Güney’in akıbetini sordu.

Bu hafta kayıp yakınlarından Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, Hüseyin Taşkaya’nın kardeşi Faik Taşkaya, Veysel Güney’in yeğeni Doğan Güney söz aldı.

“Katiller aramızda!”

İkbal Eren, Veysel Güney’in katillerinin hala aramızda özgürce dolaştığına vurgu yaparak, bugün Gezi Parkı direnişi içinde benzer kaybetme, katletme senaryolarının hazırlandığını ifade etti.

Erdoğan’ın ve Vali Mutlu’nun “siz çekilin bizi diğerleriyle bırakın” açıklamalarıyla bu senaryolara hizmet ettiğini, katillerin yeni görevlere hazırlandığı söyledi.

Eren, 16 Haziran’ın Babalar Günü olmasına dikkat çekerek “Bu meydanda evlatlarını ararken hayatlarını kaybeden babalar var” dedi. Eren evlatlarını arayan babaları saygıyla andığını ifade ederek konuşmasını bitirdi.

“40 yıllık kirli savaş yöntemi “

Faik Taşkaya’ya söz hakkı verilirken yaklaşık iki yıldır eylemlere katılamamasına dikkat çekildi Faik Taşkay iki yıldır KCK davasından tutuklu olduğu için eylemlere katılamazken, hapishaneden çıktığı gibi yeniden eylemdeki yerin aldı. Taşkaya konuşmasına 90’lıı yıllardaki Kürt iş adamaları başta olmak üzere öne çıkan isimlerin yer aldığı bir liste hazırlandığını bu liste üzerinden insanların kaybedildiğini, tutsak edildiğini anlattı. 2010 yılında yine benzer bir liste ile Kürtlerin hedef alındığını bu liste ile KCK davası adı altında binlerce insanın tutsak edildiğini aktardı. Taşkaya iki liste arasındaki bağın devletin inkâr ve imha politikası olduğunu ifade ederek bu 40 yıllık kirli savaşa karşı “barış süreci” ile bir beklenti oluştuğunu söyledi. Devletin ve sitemin kendi bildiğini zorlamak istediğini buna karşı demokrasi güçlerinin yaratacağı basınç ile çözüm sağlanabileceğini belirtti.

“Veysel Güney’in mezar yerini açıklayın!”

Bu haftanın basın açıklamasını Meryem Göktepe okudu. “Bir devlet geleneği olarak bu topraklarda temel hak ve özgürlüklere sahip çıkanlar düşman kategorisine kondu” diyerek açıklamaya başlayan Göktepe, bu bakışla işkence, idam, katletme, kaybetme gibi ağır insanlık suçlarının işlendiğini ifade etti. Zaman zaman dozu azalıp artsa da sistematik hak ihlalleri ve ağır insanlık suçlarının devlet geleneğine dönüştüğünü söyledi.

Göktepe açıklamaya şöyle devam etti: “Geçmişte çocuklarımızı kaybeden zihniyet, bugün de onları sokak ortasında infaz etmeye, savaş uçaklarıyla parçalamaya, gaz fişekleri ile sakatlamaya, öldürmeye devam ediyor. Sivilleşiyoruz, darbelerle hesaplaşıyoruz diyerek Roboski dosyası askeri savcılığa gönderiliyor, yalnızca 12 Eylül’ün 2 yaşlı generali göstermelik bir şekilde mahkemeye bile çıkarılmadan yargılanıyor

Göktepe, açıklamaya Taksim Direnişi’ne azgınca saldıran, yaptığı açıklamalarla eylemcileri hedef gösteren İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun geçmiş görevlerine dikkat çekerek devam etti. “Vali Mutlu geçmişte Kürtlere bugün de İstanbullulara karşı suç işleme cüretini her dönem kesintisi dokunulmazlığından almaktadır” diyen Göktepe Mutlu’nun geçmişi için şunları ifade etti: “Bugünün İstanbul Valisi olan Hüseyin Avni Mutlu, kaymakam olarak görev yaptığı 1992–1994 yıllarında Silopi’de ağır insanlık suçları işlendi, onlarca insan gözaltında kaybedildi. Ama o terfi üstüne terfi aldı. İstanbullulara uyguladığı devlet teröründeki pervasızlığı bu yüzdendir.”

Açıklamaya Veysel Güney’in hukuksuz bir şekilde suçlayıcı deliller olmamasına karşın 2. Duruşmasında idam kararı verilen Veysel Güney’in akıbeti hakkında bilgi verdi.

Yıllarca bedenin bulunması için mücadele edildiğini ifade eden Göktepe, Başbakan Erdoğan’a seslenerek “12 Eylül’le hesaplaşıyoruz yalanına son verin, önce Veysel’in mezar yerini açıklayın!” dedi.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu