Güncel

4+4+4 ile Bilimsel Bilgilerinin “Ruhuna El Fatiha”

AKP hükümeti ve devletin “dindar ve kindar” nesil yaratma politikalarının somut sonuçları 4+4+4 sisteminin yaşama geçirilmesiyle birlikte kimi meslek örgütlerinin alan çalışmalarını raporlaştırmaları ile ortaya çıkmaya başladı. Eğitim-Sen’in İstanbul şubeleri, 4+4+4 sisteminin birinci ayında yaşanan sorunları kendi üyelerinin çabaları ile raporlaştırıp yayımladı. Yine Halkevleri “Okul Durumu Aylık Raporu” yayımladı. Bu raporlara göre:

– Bilimsel standartlara uygun sınıf mevcudu 24 kişi olmasına rağmen sınıfların % 63’ü 24 kişiden fazladır.

– Okullarda ortalama 3 hizmetli görev yapıyorken bunların % 80’i dışarıdan hizmet alımı yoluyla çalıştırılan taşeron işçilerdir. Bu işçilerin % 63’ünün ücretleri veliler tarafından karşılanıyor.

– Seçmeli derslerin % 20’si okul yönetimleri tarafından paket olarak hazırlandı. Birçok okul, doldurulan form vb. yollarla okul yöneticileri elde ettikleri cep telefonu bilgileri aracılığı ile velilere dini içerikli dersleri seçmeleri konusunda tepkilerde bulunuyorlar. Seçmeli olan 15 dersle ilgili olarak, okul yöneticileri 5 dersin öğretmeni olduğunu söyleyerek velileri bu dersler mecbur bırakılıyorlar. Bu derslerin 5 tanesinden 3’ü dini dersler.

– Daha birinci ayını doldurmasına rağmen, okulda “laik sınıf”, “dindar sınıf” şeklinde tanımlamalar öğrenci, öğretmen ve veliler arasında konuşma diline yerleşmiş durumda.

– Din derslerine veya dini içerikli derslere müftülüklerin görevlendirdiği, öğretmenlik formasyonu almayan kişiler yani imamlar girebilmektedir, girmişlerdir.

AKP hükümeti ve devlet, insanları sadece okul yöneticileri vb ile dini içerikli “seçmeli” derslere zorlamakla kalmıyor. Yaptığı yasa ve mevzuat değişikleriyle de buna mecbur bırakıyor. Örneğin MEB taşımalı ilköğretim yönetmenliği değiştirildi. Daha önce bir köy vb. bölgedeki öğrencilerin taşımalı eğitimden yararlanabilmesi için o bölgede ilkokul ve ortaokul olmaması gerekiyorken, şimdi yapılan değişiklik ile ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu olması şartı getirildi. Böylece daha önce köyünde İmam Hatip Ortaokulu olan bir bölgedeki çocuklar isterlerse taşımalı eğitimle normal okula gidebiliyorken, şimdi mecburen bu okulda okumak zorunda bırakılıyorlar.

AKP hükümeti ve devletin 4+4+4 sistemi ile hedeflediklerinin açığa çıkması için bir ay yetmiştir. Daha önce Milli Güvenlik derslerine askerin girmesini eleştiren hükümet çevreleri, şimdi kendileri dini içerikli derslere müftülükler aracılığı ile cemaatlerin hocalarını, imamları sokmaktadırlar. Böylece, sadece eğitim eskiye oranla çok daha baskın biçimde dinleştirmekle kalmıyor, onları devlet okullarında cemaatlerle tanıştırmış da oluyorlar. Özel okullar aracılığı ile bir hayli okul tecrübesi edinmiş cemaatler, buralardaki tecrübelerini artık devlet okullarında sergileme fırsatı bulabilecekler.

Devlet ve AKP hükümeti okul müfredatına koyduğu birkaç saatlik dini içerikli dersle yeni nesli “dindar “ yapamayacağının farkındadır. Fakat buralar hem genel bir dine yetkinlik için kullanırken hem de cemaatlerle yoksul öğrencilerin ilk tanışma mekanları olarak ele almaktadır. Cemaatlerin yurtları, cemaat evleri vb. imkanları zamanla yurt bulamayan, taşımalı eğitim sorunlarından bıkıp okuluna yakın yerlerde ev arayan yoksul öğrenciler için cazip bir çekim merkezi olacaktır. Örgütlü bir güç olarak cemaatlere, devlet okullarına imam kadrosundan sızma imkânı tanınmıştır. Onların bunu nasıl kullanacakları, kullandıkları arkalarında bir hükümet gücü olmadığı halde, yıllardır üniversitelerdeki örgütlenmelerine bakılarak anlaşılabilir. Bugün arkalarına hükümet gücünü de almışken yeni nesil çok daha fazla gerici, bilimsellikten uzak bir eğitim ortamıyla karşılaşacaklarını söylemek mümkündür.

Nitekim bunun da ilk emareleri ortaya çıktı. İstanbul Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün emriyle ilköğretim öğrencilerine dağıtılan “Büyük Adım Biyografi” adlı seri kitaplarda yeni neslin nasıl bir bilimsellikle eğitileceği açıkça görülmektedir.  Bu kitaplarda Evrim Teorisi’nin kuramcısı Charles Darwin hakkında, Darwin’in Yahudi olduğu, küçükken arkadaşları tarafından maymuna benzetilerek “maymun Charles” diye alay konusu edildiği, vaktinin çoğunu hayvanat bahçesinde maymunlara fıstık atarak geçirdiği şeklinde “tanıtıcı” bilgiler verilmiştir. Açıkça belirtilmese de  “Yahudi olan ve maymunlarla böyle ilişkileri olan birinin Evrim Kuramını uydurması normaldir” denilmek istenmiştir.

Kitaptaki inciler bununla da sınırlı değil. Hitleri eleştiren sinema sanatçısı Charlie Chaplin’in faşizme karşı tavrının nedeni “Musevilerle düşüp kalkmak” olarak açıklanmış. Yine Freud’un kendi annesine bile ters bakan eroinman, alkolik, sigara bağımlısı biri olduğunu belirtip, istatistiklerin Freud’u çürüttüğü iddia ediliyor. İşte AKP’nin yaratmak istediği eğitimin bilimselliği budur. Vakanın kendisi bu kadar ayan beyanken söze ne hacet…

AKP hükümeti ve devlet, 4+4+4 ile eğitim sisteminde hedeflediği dönüşümün en güçlü adamını attı ve bunu yaşama geçirdi. Bu konudaki hedeflerini zamana yayarak da olsa gerçekleştirmek isteyecektir. Bilimin araştıran, soru soran, kuşku duyan insanlar yaratan tüm özellikleri, faşist-gerici eğitim sistemi ile zaten ortadan kaldırılmışken, bununla da yetinilmeyip, kendi ihtiyaçları dışında kalan ve özellikle belli bilim dalları bakımından, bilimsel bilgi adına mevcut eğitim sisteminde ne varsa bunlarında okullarda kovulmaya başlanacağı açık. Bunlar yerine dinin itaat ve biat kültürü ile cemaat kültürünün konulacağı görülüyor.

Yeni YÖK Yasası ile de 4+4 +4’ün üniversitelere taşınacağını görmek gerekir. Bilimsel bir eğitimin her geçen gün askıya alınmaya çalışıldığını görerek bilimsel eğitim mücadelesine daha güçlü sarılmalıyız. (Sincan F Tipi’nden bir okur)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu