GüncelManşet

2013 bütçesi…

2013 bütçesi; Egemenlere Kriz ve Savaş Reçetesi

Halka; İşsizlik, Savaş, Yoksulluk Projesidir!

Hâkim sınıfların ekonomik/siyasal krizlerinin derinleştiği ve çıkar yol olarak halka fatura etme yönteminden vazgeçmedikleri bilindik bütçe görüşmelerinden birisini daha geçtiğimiz günlerde izlemiş bulunuyoruz.

Bütçe görüşmelerine baktığımızda geçtiğimiz yıllardan farklı olacak, öncelikli hedeflerinde bir değişme olmadığı ortadadır. Ortadoğu’daki gelişmelerin etkisi, Suriye’ye yönelik hazırlanan emperyalist müdahale çerçevesinde uşaklığını yaptığı ağalarına daha da faydalı olmak için yarışan bir Türkiye devleti ve bu noktada da bütün planlarını/politikalarını ona göre şekillendiren anlayış…

Görüşmelerin içeriğine baktığımızda bunu çok daha açık bir biçimde görmekteyiz. Bütçe görüşmelerinin halihazırda esas amacı devletin kârını, gelirini halkına bölüştürme olmadığı, devletin karakterine uygun bir biçimde sahibi olduğu/uşaklığını yaptığı, hâkim sınıfların çıkarlarını koruma güdüsüyle hareket ettiği, her bütçe görüşmesinde olduğu gibi 2013 yılı bütçe görüşmelerinin de esasını oluşturdu.

404 milyar liralık harcama yapılması ve 370 milyar liralık kamu geliri toplanması hedeflenen 2013 yılında asıl harcamaların savaş yatırımı olacağı ortadadır.

Bu vesileyle de bütçeden maliye ve hazineden sonra en yüksek pay 52,2 milyar lira ile “iç ve dış güvenlik” hizmetleri adı altında Milli Savunma Bakanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına, Sahil Güvenlik, İç İşleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, Adalet Bakanlığı gibi kurumlara ayrılmıştır.

Ayrıca MSB’ye ayrılan 20,4 milyar bütçe ödeneği toplam askeri harcamaların sadece % 89’unu oluşturmaktadır. Buna ilave olarak % 10’luk bir pay Savunma Sanayi Destekleme Fonu (SSDF), % 0,6’lık bir pay ile TSKGV ve dış askeri yardımlar da söz konusundur. Sağlık harcamalarına ayrılan bütçe ödeneği bunun üçte birinden daha azdır.

Ayrıca 2012 yılında beklenenden 14 milyar lira fazla açık verileceği bilinmektedir ve bunun 9 milyar liralık kısmı geçtiğimiz yıl Kürt halkının üstüne bomba, roket, kurşun olarak yağmıştı hatırlayacaksınız.

İşçi ve emekçilere ise biber gazı, cop, tazyikli su olarak dönmüştü. Bu yıl daha fazlası beklenmektedir. 900 bin civarında asker, 300 civarında polis ve 450 bin civarında özel güvenlik görevlisinin anlamı da resmi ideolojinin devamını sağlamak, devletin faşist yapısını korumaktır…

Din işleri adı altında ayrılan ödenek ise turizm, ekonomi, dış işleri, kalkınma gibi altı yedi bakanlığın tekil bütçesinden fazladır. En yüksek pay olduğu iddia edilen Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan ödeneğin ise % 81’i personele ayrıldığından eğitimin niteliğini geliştirecek bir çaba zaten ortada yoktur.

bütçe eylemi taksmEgemenlere destek, teşvik; halka: vergi, sadaka…

2013 bütçesinin % 85’i vergi gelirlerinden ve bunların % 19’u gelir, % 9’u kurumlar, % 31,5 katma değer, % 25’i özel tüketim vergisinden, kalan kısmı da diğer vergilerden oluşmaktadır.

Azdan az çoktan çok mantığının dahi işlemediği vergilendirmede 5,2 milyon civarında asgari ücretli işçilerin net gelirinin % 70’i oranında vergi kesilmektedir. Bankaların vergisi gelirlerinin % 5’i; dev holdinglerinki ise % 4’ü aşmamaktadır.

Sermaye sahiplerine bu anlayış çerçevesinde vergi muafiyetleri ve istisnaları, vergi indirim ve ertelemeleri ve sermaye sübvansiyonları biçiminde bütçenin % 13’üne dek gelen kısımdan yani 22,4 milyar liranın 2013 yılında alınmasından da vazgeçilmiştir.

Sonuç olarak sömürücü sistemin sahipleri halk yararına bir bütçe hazırlayamaz. Bütçe görüşmelerinden bu anlamda bir sonuç beklemek gündüz gözüne düş görmeye benzer.

Ortadoğu’daki halkların, Kürt halkının, Türkiye işçi ve emekçilerinin bu türden hayallere ihtiyacının olmadığı ortadadır. Bu noktada bütçenin teşhirini yaparak, arka planındakileri halka anlatma sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu